Tanrıça Puamile sırtını döndü ve yürüdü kayışları koparmış halkının üstüne.
“Bu topuklar” dedi ve devam etti bir nefes aralığından sonra “Gördüğünüz en son ve en çirkin topuklar olacak”
Herkes sustu birden ve Puamile nin topuklarına dikkat kesildiler.Çatlamış dilim dilim olmuştu.
Çok mu yalınayak basmıştı yere?
MERAK
siz şimdi bana bir kucak
gökyüzü getirebilir misiniz demirörgülerle parçalanmamış
suda serin suda pırıl pırıl akan bir yaprak
bana çiçek kokusu bana deniz bana toprak
boyunca mayısa batmış bir ağaç büyütebilir misiniz bana
verebilir misiniz muştusunu silahları susmuş bir dünyanın
aç doydu güneşe sarındı çıplak-diyebilir misiniz
söyleyin bana
okuyabilir misiniz kurtuluş haberlerini şiir tadında
-güney afrika´da
kara öfke
kara bir kartal
gibi kondu
karanlığın gözüne
alaydınlık bir sabah doğdu
zencilerin yüzüne-
mesela
gencecik ölüp gitmek birşey değil
şu kahrolası merak olmasa
Bir kar tanesiyim ben.Nereden geldiği bilinmeyen, birbirine değmeden dokunmadan iniyorum yeryüzüne.bazen bir cam kenarına,bazen bir çocuğun billur tenine,bazen bir cadde ortasına savruluyorum.Eriyerek hayat bulmayı vaadeden bir Tanrının umursamaz yaramaz bir kuluyum.
Bir kar tanesiyim ben.Kimsenin hayatına dokunamadan ölürüm.
any